22 Nisan 2020, 07:40 tarihinde eklendi

TBMM'nin 100. YILI

TBMM'nin 100. YILI

TBMM’nin 100.Yılı, Bayramınız Kutlu Olsun Çocuklar!

 

Sevgili çocuklar, yarın 23 Nisan size ve sizin gibi dünya çocuklarına armağan edilmiş bir bayram.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

Tarih çok büyük komutanların, siyasetçilerin, kralların, imparatorların hayatlarını anlatır ama hiç birinin çocuklar için bayram düşündüğünü yazmaz, Mustafa Kemal Paşa hariç.

Sevgili çocuklar,  tarihin anlattığına göre Mustafa Kemal doyasıya bir çocukluk, çocukluğunda doyasıya bir bayram yaşamamış. Belki de çocukları sevmesinin, tüm dünya çocukları için bugünü bayram ilan etmesinin ardında bu hüzünlü yaşamın tesiri vardır, kim bilir.

Sevgili çocuklar, çocuk gelecek demektir! Çocuk masumiyeti, anne merhameti gibidir, izahı pek mümkün değildir. Çocuk kalbinin sevemeyeceği, affedemeyeceği hiçbir şey yoktur, çünkü çocuğun kalbinde kötülük yoktur.

Sevgili çocuklar, bilin ki bayram olarak kutladığınız bugünün hikâyesi masal gibidir, bugünün büyüklerinin birçoğu buna inanamamaktadır. Bazıları ise inanmak istememektedir. Ben bu masalın bir kısmını dilim döndüğünce size anlatmak istiyorum.

Sevgili çocuklar, çağlar öncesinden gelen bir millettir Türkler. İlimde, irfanda, edebiyatta ve sanatta dünyaya yön verdiler asırlarca. Adalet denilince onlar akla geldi uzunca bir dönem ve mazluma umut zalime korku oldular. Fatih ile çağ açıp çağ kapadılar, Kanuni ile adalet dağıttılar. Mevlana ile gönüllere girdiler. Yunus’un dilinde şiir, Karacaoğlan’ın ruhunda türkü olup yüreklere aktılar. Gün geldi özlerinden koptular, ecdatlarına verilen sözleri unuttular. Türkler gaflet uykusuna dalınca Yedi düvel adındaki yedi düşman ülke bir araya geldiler. Önce bu milleti özünden koparıp uyuttular, sonra sen ben kavgasını düşürüp önce böldüler, ardından parçalayıp, lime lime yuttular.

Sevgili çocuklar, bu yedi düvel, yedi başlı canavar gibiydi. Balkanlardan, Kafkaslardan, Mısır’dan, Bağdat’tan, çöllerden, göllerden ve denizlerden oluşan, bin bir gece masallarındaki gibi güzel şehirlerden ülkelerden oluşan Osmanlı topraklarını birer birer ele geçirdiler. Ayaklarını bastıkları her yere kan ve gözyaşı götürdüler. Kadın, çocuk, genç yaşlı demeden kan döktüler.

Sevgili çocuklar, Trablusgarp’ta, Balkanlarda, Yemen’de, Kanal’da, Galiçya’da babanız, abiniz yaşındaki insanlar savaştılar. Geri gelmeyeceklerini bile bile, şehadet şerbetini içeceklerini göre göre, vatan için, bayrak için, ezan için şehadete yürüdüler. Ama düşman o kadar çoktu ki baş edemediler.  Yedi düvel denilen canavar kapılara dayanınca;  Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Urfa, Antep ve Maraş’ta namus saydığı vatanı için, şeref saydığı bayrak için, cami minarelerindeki ezan susmasın, yüreğindeki iman sönmesin diyen yaşlılar, kadınlar ve sizin yaşlarınızdaki çocuklar ön safha yürüdüler, gözlerini kırpmadan, en ufak bir tereddüt göstermeden şehadete yürüdüler.

Allah, bu milleti seviyor çocuklar buna inanın. Anadolu; mazlumların umudu Türk’ün son kalesi, dinin de imanın da nazlı sancağının dalgalandığı son burç, bu kutsal diyarın düşman çizmeleriyle kirlenmemesine yüce yaradan müsaade etmedi. Açın bakın tarihin tüm serencamına göreceksiniz ki Anadolu’da İMAN İMKÂNA GALİP gelmiştir. Masallarda geçse inanılmayacak bir destan gerçek olmuş, Türk Milleti yok olmaktan kurtulmuştur.

İşte bugün, bu kutlu dergâhta Türk’ün yeniden ayağa kalkışını, kurtuluşun 100. Yılını kutluyoruz.

Sevgili çocuklar, bilin ki yedi düveli tek başına kimse dize getiremezdi. Başkomutanıyla milletvekili, ağasıyla köylüsü, hocasıyla öğrencisi, yaşlısıyla genci, kadınıyla çocuğu 23 Nisan 1920’de yani tam 100 yıl önce, Anadolu adıyla matuf bu mübarek beldede can olmayı, kardeş olmayı, vatan uğrunda ölmeyi göze aldıkları için zafer kazandılar.

100 yıl önce bugün Anadolu’nun kalbi Ankara’da açılan TBMM’nin açılışını coşkuyla kutluyoruz. Atatürk’ün size ve sizin gibi tüm dünya çocuklarına bayram olarak armağan ettiği bugünün gerçek hikâyesi budur!

Sevgili çocuklar, bugün içinde bulunduğumuz zor günlerde bayramınıza daha çok sahip çıkın, her zamankinden daha coşkulu kutlayın! Çünkü bu bayram umutsuzluğun yenildiğinin nişanesidir.

Unutmayın, su uyur düşman uyumaz!

Sevgili çocuklar dikkat edin, bugünü kim ki bu kutlu günlerin gayesini şaşırtmaya, bir gruba veyahut zümre hapsederek kendine mal etmeye çalışıyor, Türk çocuğunun düşmanıdır.

Sevgili çocuklar dikkat edin, bugünü kim ki bu kutlu günleri tahkir ediyor, politika yoluyla bir takım kin ve nefret yaymaya çalışıyor, tarih ile alakası olmayan iftiralarda bulunuyor bil ki Türk’e sövüyor, Türk çocuğuna düşmanlık ediyor!

Sevgili çocuklar, özünüzden kopmayın, miskinleşip gaflet uykusuna dalmayın! Ecdadınızın bu topraklar için canından can kanından kan verdiğini asla unutmayın!

Sevgili çocuklar, tarihinin size yüklediği sorumluluğu unutmayın, mazlumlar için umut olmaktan uzaklaştığınızda bilin ki, siz kabul etmeseniz dahi zalimlerin safına geçmişsiniz demektir.

Sevgili çocuklar, yarın 23 Nisan ve bayram! Ellerinizde bayraklarla, şarkılarla, türkülerle, şiirlerle kutlayın! Dillerinizde ecdadı yâd eden dualar da eksik olmasın!

TBMM’nin Açılışının 100. Yılı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *