09 Şubat 2021, 22:04 tarihinde eklendi

ŞEYH ALİ SEZAİ KURTARAN HOCA EFENDİ

ŞEYH ALİ SEZAİ KURTARAN HOCA  EFENDİ

 

                                                           ŞEYH ALİ SEZAİ EFENDİ

 

 

Şiirin, Edebiyatın ve Kahramanlığın başkenti olan bu şehirde, bundan tam 101 yıl önce tarihin en güçlü devletlerinden birine ve içerideki işbirlikçilerine karşı büyük bir kahramanlık destanı yazıldı. Bu Kahramanlık Destanı, aynı Çanakkale’de yazılan o kutlu destan gibi İmanın İmkana Galip Geldiği dünya tarihinin ender destanlarından biridir.

Maraş’ı işgal etmiş olan Fransızların işgal kuvvetleri komutanı General  Kerret gibi tüm dünya Maraşlı’nın kazandığı bu destanı zahiri imkanlarla değerlendirdikleri için bir türlü anlam veremiyordu. Silah yok, cephane az, soğuk ve açlık kapıda… Buna rağmen büyük bir destan nasıl yazılabilirdi?

Oysa kendilerini sefere çıkmakla mesul görüp zaferin Allah’ın takdirinde olduğuna iman etmiş ecdadımız için bunda bir fevkaladelik yoktu. Çünkü İman varsa İmkân da vardı.  Tabi ki küllenmiş yüreklerde yeniden İstiklal ateşini harlayacak dualı ağızlara da ihtiyaç vardı. İmanın İmkâna galip geleceğini, vatan için ölümün yok oluş değil ebedi âlemde ölümsüzlüğe geçiş olduğunu anlatacak birilerine ihtiyaç vardı. İşte onlardan biri Şeyh Ali Sezai Efendi Hazretleriydi.

Şeyh Ali Sezai Efendi, temiz bir soydan gelen alimler yetiştirmiş bir ailenin evladı olarak Maraş’ın Şekerli Mahallesi’nde dünyaya gelmişti. Soyu Hz. Hasan’a dayanırdı, seyyiddi.

Dünyayı zihninde anlamlandırmaya başladığı andan itibaren okumaya, öğrenmeye kendini adamıştır. Medrese eğitimi almış, tasavvufa gönül vermiş, hocalarından aldığı icazetlerle birkaç defa farklı tarikatlarda şeyhlik makamına layık görülmüştür. Sözüne itibar edilir, duasını alanın hayra gark olacağına inanılır bir mübarek zattı.

Şeyh Ali Sezai Efendi, sadece doğduğu şehri, içinde yaşadığı kültürü, inandığı dini bilmekle sınırlı değildi. Arapça, Farsça ve Fransızca dillerine olan vukufiyetinden dolayı dünyayı okuyan, yorumlayan entelektüel biriydi.

Şehrimiz İngilizler tarafından işgal edildiği dönemde halkın en önemli kanaat önderlerinden biri olarak öne atıldı. İş başa düştüğünde en küçük bir tereddüt göstermedi. Fransızlar şehre gelip de Türk’ün şerefi, onuru, bağımsızlığının simgesi olan bayrağına el uzattıklarında yine Şeyh Ali Sezai Efendi’nin anıtlaşan duruşu ön plana çıktı. Ulucami’de Rıdvan Hoca’nın sözlerine fıkhî anlamda dayanak arandığında oturduğu yerden kalktı ve “Ya hürriyet ya ölüm!” diye haykırdı.

Arslan Bey ve Bayazıtlı Muharrem Bey gibi şehrin savaştan anlayan  yiğit evlatlarını mektuplar yazıp şehre davet ederek etrafında topladı. Evliya Efendi’ye, Abdal Halil Ağa’ya yön verdi, yol gösterdi. Şehrin savunulması için taksiminde bizatihi görev aldı. Hatme için toplanan yüreği yangın yerine dönmüş Maraşlıları, tek hedefe, istiklale yönlendirdi.

22 Ocak günü başlayıp 12 Şubat gününe kadar devam eden, 22 gün 22 gece süren savaşta kazanılan  Kahramanlık destanın mimarlarından biriydi. Aslında o, Maraş İstiklal Harbi’nin manevi lideriydi.

Antep’in Osmaniye’nin kurtuluşunda, Sakarya’nın savaşının kazanılmasında gönüllerine girdiği Mehmetçiklerin büyük destekleri oldu.

Düşman yurttan sürüldükten sonra kendi kabuğuna çekilmedi. İngilizlerin hain planlarını bozmak için köy köy gezerek halkı irşat vazifesine devam etti. Maraş halkının Kahramanlık destanındaki desteğini, şehrin yeniden inşa ve ihyası hususunda da çalışmalarına devam etti.

Gün geldi, nadanlar tarafından incitildi!

Fakat o ne milletine gönül koydu ne de devletine küstü!

1937’de en sevdiğine doğru yolculuğa çıktığında geride şanlı bir tarih, herekse nasip olmayacak güzellikte destansı bir hayat hikayesi bıraktı.

Şeyh Ali Sezai Efendi ve Maraş’ın kahraman evlatları bundan 101 Yıl önce büyük bir İstiklal destanı yazdılar. Ve bu İstiklal önce Anadolu’ya sonra mazlum milletlere ilham oldu.

Bugünümüze ve yarınımıza hala bu İstiklal ilham vermektedir.

Sözlerime son verirken başta Şeyh Seyyid Ali Sezai Efendi olmak üzere tüm istiklal Savaşı kahramanlarımızı ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

 

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *